sigortali calisanlar sirket kurabilirmi

Sigortalı Çalışanlar Şirket Kurabilir mi?

Ticari hayata atılmak isteyen pek çok profesyonel, mevcut işini ve maaş güvencesini bırakmadan kendi girişimini hayata geçirmenin yollarını aramaktadır. Hayallerinizdeki iş fikrini gerçeğe dönüştürmek isterken aklınıza takılan “Sigortalı (SGK’lı) çalışırken şirket kurabilir miyim?” sorusu bir mali müşavirlik ofisi olarak bize en sık yöneltilen soruların başında gelmektedir.

Ankara muhasebeci ve mali müşavir ekibi olarak temel önceliğimiz mükelleflerimizin ticari adımlarını yasal zeminde en avantajlı ve güvenli şekilde atmalarını sağlamaktır. Maaşlı çalışırken kendi işinizin patronu olma sürecinde, vergi mevzuatından iş hukukuna kadar dikkat etmeniz gereken çok sayıda ince çizgi bulunmaktadır. Kariyerinizi riske atmadan devletin sunduğu yasal avantajlardan faydalanarak şirketinizi nasıl kurabileceğinize dair tüm hukuki ve mali detayları bu rehberde sizler için derledik

SGK’lı Çalışan Şirket Kurabilir mi?

Girişimci adaylarının zihnini meşgul eden bu soruya verilecek en kısa ve net cevap Evet, kesinlikle kurabilir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, “Çalışma ve Sözleşme Hürriyeti” kapsamında her vatandaşına dilediği alanda ticari faaliyette bulunma ve teşebbüs kurma hakkı tanımıştır. Bir iş yerinde özel sektör çalışanı olarak 4/a (eski adıyla SSK) kapsamında tam zamanlı veya yarı zamanlı sigortalı olmanız kendi adınıza bir işletme açmanıza ya da mevcut bir şirkete ortak olmanıza hukuken hiçbir engel teşkil etmez.

Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve Vergi Usul Kanunu (VUK) incelendiğinde şirket kurucusu veya ortağı olabilmek için başka bir kurumda sigortalı çalışmıyor olmak gibi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Aksine kayıt dışı ekonominin önüne geçmek isteyen devlet, yasal prosedürleri (geçerli bir tebligat adresi beyan etmek, reşit olmak vb.) yerine getiren herkesin ticari faaliyette bulunmasını destekler. Vergi dairesi veya Ticaret Sicil Müdürlüğü, şirket kuruluş başvurunuz esnasında mevcut SGK durumunuzu bir engel olarak önünüze çıkarmaz.

Ancak devlet kurumları (Maliye, SGK, Ticaret Odası) açısından sürecin tamamen serbest olması konunun yasal olarak hiçbir riski olmadığı anlamına gelmez. Vergi hukuku açısından sorunsuz olan bu durum, İş Hukuku ve mevcut işvereninizle imzaladığınız İş Sözleşmesi devreye girdiğinde stratejik bir planlama gerektirir. Sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için devlet mevzuatı ile işvereninizle olan sözleşmesel bağınızı birbirinden net bir şekilde ayırmak gerekmektedir.

Sigortalı Çalışanların Şirket Kurmasının Yasal Durumu

Bir iş yerinde bordrolu olarak çalışırken kendi şirketinizi kurmanızın yasal durumu temelde iki farklı hukuk dalının kesişim noktasında değerlendirilmelidir. Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu açısından konuya baktığımızda devletin bir vatandaşın vergi mükellefi olması veya ticaret siciline kaydolması için aradığı şartlar arasında başka bir yerde sigortalı olmamak gibi bir madde yer almaz. Yani devlet kurumları nezdinde yasal durum tamamen serbesttir ve teşvik edilmektedir.

Ancak madalyonun diğer yüzünde 4857 sayılı İş Kanunu ve mevcut işvereninizle aranızda imzaladığınız İş Sözleşmesi yer alır. Yasal sınırları belirleyen asıl unsur devletin kuralları değil işvereninizle olan bu özel hukuk sözleşmenizdir. İş Kanunu, işçinin işverene karşı sadakat borcu olduğunu açıkça belirtir. Bu bağlamda yasal durumunuzu şu üç kritik madde belirler:

  1. İş Sözleşmesindeki Özel Maddeler: İşe girerken imzaladığınız sözleşmede “İşçi, işverenin yazılı izni olmadan başka bir işte çalışamaz, kendi adına ticari faaliyette bulunamaz veya şirket kuramaz” şeklinde açık bir yasaklayıcı madde varsa, şirket kurmanız işveren açısından haklı nedenle fesih (tazminatsız işten çıkarma) sebebi sayılabilir.
  2. Mesai Saatlerinin Çakışmaması: Kuracağınız şirketin faaliyetleri, mevcut işinizdeki mesai saatlerinizi ve performansınızı olumsuz etkilememelidir. Maaşlı mesainiz sırasında kendi şirketinizin işleriyle ilgilenmeniz yasal olarak işverene sözleşmeyi feshetme hakkı verir.
  3. Çıkar Çatışması: Yasal olarak en çok dikkat edilmesi gereken konudur. Kuracağınız şirket mevcut işvereninizin faaliyet alanından tamamen bağımsız olmalıdır.

Sigortalı Çalışanlar Hangi Şirket Türlerini Kurabilir?

SGK kapsamında bir iş yerinde çalışıyor olmanız kuracağınız şirketin türü üzerinde hiçbir kısıtlama oluşturmaz. Türk Ticaret Kanunu’nda tanımlanan tüm şirket türlerini kurma hakkına sahipsiniz. Hedeflerinize sermayenize ve gelecekteki büyüme planlarınıza göre şu şirket türlerinden dilediğinizi seçebilirsiniz:

  • Şahıs Şirketi (Gerçek Kişi İşletmesi): Kuruluşu en hızlı, maliyeti en düşük şirket türüdür. Genellikle e-ticaret, yazılım, danışmanlık veya freelance hizmetler sunmak isteyen sigortalı çalışanların ilk tercihidir. Birkaç gün içinde e-Devlet veya İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden kurulabilir ve kapatılması da aynı derecede kolaydır.
  • Limited Şirket (Ltd. Şti.): Kurumsal bir imaj çizmek isteyen ve ticari risklerini sınırlandırmak isteyen çalışanlar için idealdir. Limited şirketlerde borçlardan sorumluluk, taahhüt edilen sermaye tutarı kadardır (kamu borçları hariç). Müşterilerinize veya tedarikçilerinize daha prestijli bir yapı sunmak istiyorsanız, sigortalı çalışırken tek başınıza bir Limited Şirket kurabilirsiniz.

Sigortalı Çalışırken Anonim Şirket Kurmak Mümkün mü?

Bu soru özellikle büyük yatırımlar planlayan, ileride melek yatırımcı almayı hedefleyen veya teknoloji/yazılım girişimleri kurmak isteyen beyaz yakalı profesyoneller tarafından sıkça sorulmaktadır.

Cevabımız nettir: Evet sigortalı çalışırken Anonim Şirket (A.Ş.) kurmanız tamamen mümkündür. Anonim şirketler, sermaye piyasalarında en prestijli ve esnek yapıya sahip şirket türleridir. Mevcut işinizde çalışmaya devam ederken;

  • Tek başınıza bir Anonim Şirket kurabilirsiniz.
  • Anonim Şirketin Yönetim Kurulu Üyesi veya Yönetim Kurulu Başkanı olabilirsiniz.
  • Başka girişimcilerin kurduğu bir Anonim Şirkete kurucu ortak veya sonradan pay sahibi olarak dahil olabilirsiniz.

Özellikle hisse devrinin kolaylığı ve 2 tam yıl elde tutulan hisse senetlerinin satışından doğan değer artış kazancının vergiden muaf olması gibi avantajlar Anonim Şirketleri son derece cazip kılmaktadır. SGK (4/a) kaydınızın devam etmesi A.Ş. ortağı veya yönetim kurulu üyesi olmanıza bürokratik hiçbir engel yaratmaz.


SGK Kapsamında Şirket Kurarken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bir iş yerinde 4/a kapsamında sigortalı çalışırken kendi şirketinizi kurduğunuzda devletin sosyal güvenlik sistemi (SGK) sizi iki farklı statüde aynı anda görmeye başlar. Bir yanda maaş aldığınız işvereninizin yatırdığı 4/a (işçi) primleri diğer yanda kendi şirketinizin sahibi olmanızdan kaynaklanan 4/b (Bağ-Kur/işveren) yükümlülüğünüz doğar. Bu iki statünün çakışması durumunda SGK mevzuatı son derece net kurallar koymuştur.

İşte SGK kapsamında şirket kurarken dikkat etmeniz ve bir mali müşavir ile planlamanız gereken en hayati detaylar:

1. SGK Statü Çakışması (Hangi Prim Ödenecek?):

Eğer mevcut iş yerinizdeki 4/a (SSK) sigortalılığınız kendi şirketinizi kurduğunuz tarihten önce başlamışsa ve kesintisiz olarak devam ediyorsa SGK sisteminde 4/a statünüz öncelikli sayılır. Yani mevcut işvereniniz adınıza prim yatırmaya devam ettiği sürece şirket kurduğunuz için adınıza 4/b (Bağ-Kur) primi tahakkuk etmez (Bağ-Kur ödemezsiniz).

2. Sigorta Kesintisi Riski:

Bu noktada çok hassas bir denge vardır. Eğer mevcut işinizden ayrılırsanız, işten çıkarılırsanız veya işvereniniz priminizi 1 gün bile eksik yatırırsa 4/a sigortalılığınız kesintiye uğradığı an sistem sizi otomatik olarak 4/b (Bağ-Kur) kapsamına alır. O andan itibaren her ay kendi adınıza Bağ-Kur primi ödemek zorunda kalırsınız. Yeniden başka bir işe 4/a’lı olarak girseniz bile şirketiniz olduğu sürece Bağ-Kur’lu sayılabilirsiniz. Bu geçişlerin SGK bildirgeleri ile çok sıkı takip edilmesi gerekir.

3- Şirket Ortağı Başka Bir Şirkette Sigortalı Olabilir mi?

Senaryoyu tersten düşünelim. Zaten bir şirketiniz var ve bir süre sonra başka bir firmadan cazip bir iş teklifi aldınız. Şirket ortağı iken gidip başka bir firmanın bordrolu çalışanı (4/a sigortalısı) olabilir misiniz?

Evet, olabilirsiniz. 2011 yılında yürürlüğe giren 6111 sayılı Torba Kanun ile bu konuda çok büyük bir kolaylık sağlanmıştır. Kendi şirketiniz olduğu için 4/b (Bağ-Kur) kapsamında prim ödüyorken başka bir iş yerinde 4/a (SSK) kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlarsanız. 4/a sigortalılığınız devreye girdiği andan itibaren 4/b prim ödeme zorunluluğunuz ortadan kalkar. Yeni işvereniniz sizin adınıza 4/a primi yatırdığı sürece kendi şirketiniz üzerinden Bağ-Kur primi ödemekten muaf olursunuz. (Ancak bu durumun SGK’ya bir dilekçe ile bildirilmesi ve sistemden teyit edilmesi önemlidir.)

Sigortalı Çalışırken Şirket Kurmanın Avantajları

Maaşlı işinize devam ederken girişimciliğe adım atmanın sadece hayallerinizi gerçekleştirmekle kalmayıp, inanılmaz finansal ve yasal avantajları da beraberinde getirdiğini biliyor muydunuz? Bu modelin sağladığı başlıca faydaları şu şekilde sıralıyoruz:

  • Aylık Bağ-Kur Maliyetinden Kurtulma: Yukarıda detaylandırdığımız gibi, en büyük avantaj budur. Sadece kendi işini yapan bir girişimci her ay düzenli olarak ciddi bir tutarda Bağ-Kur primi ödemek zorundadır. Ancak siz zaten başka bir yerde SGK’lı olarak çalıştığınız için devlet sizden ayrıca Bağ-Kur primi talep etmez. Bu da şirketinizin aylık sabit giderlerini devasa ölçüde düşürür ve elde ettiğiniz kazancın cebinizde kalmasını sağlar.
  • Sıfır Riskli Başlangıç: Kendi işini kuranların en büyük kabusu ilk aylarda müşteri veya gelir bulamamaktır. Siz maaşlı işinize devam ettiğiniz için girişiminizin gelirleri hemen artmasa bile temel yaşamsal ihtiyaçlarınızı maaşınızla karşılamaya devam edersiniz. Bu acaba faturalarımı nasıl ödeyeceğim stresini ortadan kaldırır ve işinize daha sağlıklı uzun vadeli kararlar alarak odaklanmanızı sağlar.
  • Gider Gösterme: Şirket kurduğunuzda ticari faaliyetinizle ilgili yaptığınız harcamaları (bilgisayar, telefon, internet, ofis/home-office, araç giderleri, yemek masrafları vb.) şirketinizin gideri olarak gösterebilirsiniz. Bu sayede elde ettiğiniz ticari kazancın vergi matrahını yasal yollarla düşürür ve daha az vergi ödersiniz.
  • Büyüme Potansiyeli: Şirketiniz siz mevcut işinizdeyken arka planda büyümeye devam eder. Müşteri portföyünüz ve cironuz belirli bir seviyeye ulaştığında, maaşlı işinizden kendi isteğinizle ve güvenle ayrılıp tamamen kendi işinize odaklanma lüksüne sahip olursunuz.

Rekabet Hukuku ve Sadakat Borcu

İşvereninizle aranızdaki ilişkinin temeli Sadakat Borcuna dayanır. Kendi şirketinizi kurarken mevcut işvereninizle asla rekabet etmemeniz onun müşterilerini kendi şirketinize yönlendirmemeniz ve işyerinde edindiğiniz ticari sırları kendi menfaatiniz için kullanmamanız yasal bir zorunluluktur.

  • Aynı Sektörde Şirket Kurmak: Örneğin bir yazılım firmasında maaşlı olarak E-Ticaret Altyapı Geliştiricisi olarak çalışıyorsanız ve akşamları kendi adınıza kurduğunuz şahıs şirketinde yine E-Ticaret Altyapısı satıyorsanız bu açık bir rekabet ihlalidir. İşvereniniz durumu fark ettiğinde sadece sizi işten çıkarmakla kalmaz uğradığı zararın tazmini için size yüklü miktarda tazminat davası da açabilir.
  • Farklı Sektörde Şirket Kurmak: Eğer bir bankada gişe görevlisi olarak çalışıyor ancak kendi şirketinizde organik tarım ürünleri e-ticareti yapıyorsanız burada bir rekabetten söz edilemez. Bu senaryoda işverenin size bana rakip oldun deme hakkı yoktur (sözleşmenizde genel bir yasak yoksa).

Özel Sektör Çalışanının Kurduğu Şirket Fark Edilebilir Mi?

Girişimci adaylarının bize en sık fısıldayarak sorduğu soru şudur: “Şirket kurduğumu patronum SGK kayıtlarından veya e-Devlet’ten görebilir mi?”

Cevabımız çok nettir: Hayır, göremez.

Özel sektörde faaliyet gösteren işvereninizin veya şirketin İnsan Kaynakları departmanının sizin TC kimlik numaranızla devletin veri tabanlarına doğrudan girip Bu personelin üstüne şirket var mı? diye sorgulama yetkisi bulunmamaktadır. Bu bilgiler Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) kapsamında özel nitelikli kişisel veri sayılır ve gizlidir.

İşvereninizin kendi muhasebe veya SGK ekranlarında sadece sizin o işyerindeki 4/a (sigorta) prim tahakkuklarınız görünür. Adınıza açılmış bir şahıs şirketi veya ortağı olduğunuz bir Limited/Anonim şirket bilgisi bu ekranlara yansımaz.

Ancak unutulmamalıdır ki;

  • Kurduğunuz şirketin sosyal medya hesaplarında veya web sitesinde kendi adınızı/fotoğrafınızı paylaşırsanız,
  • Mevcut iş yerinizdeki iş arkadaşlarınızla veya ortak müşterilerinizle bu durumu (şirket kurduğunuzu) paylaşırsanız,
  • Kendi şirketinizin reklamı için katıldığınız sektörel fuarlarda veya etkinliklerde görünürseniz, işvereniniz durumu gayri resmi yollardan öğrenebilir. Gizlilik istiyorsanız, dijital ayak izinizi ve iletişim stratejinizi çok dikkatli yönetmelisiniz.

Benzer İçerikler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir